HAYÂLÎ BEY DÎVÂNI

  • Müellif : Hayâlî Bey
    • 0 Yorum var.
    • Ürün Kodu : 341

    • Yayına HazırlayanBüşra Çelik
    • Özgün DiliOsmanlı Türkçesi
    • Yayın Türüİnceleme - Tenkitli Metin
    • Yayın YılıAralık 2025
    • ISBN978-975-17-6414-0
    • Boyut24 x 17 x 4,1
    • Yazma NüshasıEdirne Selimiye YEK, Nr. 22 Sel 2102
    • Aynı Gün Kargo
    • En Ucuz Ürün
    • Fırsat Ürünü
    • Hediyeli Ürün
    • Hızlı Kargo
    • İndirimli Ürün
    • Özel Ürün
    • Sınırlı Sayıda
    • Şok fiyatlı
    • Yeni Ürün
    • Ücretsiz Kargo
    Edebiyatımızda duyuş, hassasiyet ve hayal bakımından büyük İran şairi Hâfız-ı Şîrâzî’ye benzetilen, Bâkî (ö. 1600) yetişene kadar devrinin “Melikü’ş-Şuarâ”sı olarak anılan Hayâlî Bey (ö. 1557), Türk edebiyatının en önemli şairlerindendir. Dönemin bütün biyografik kaynaklarında kendisinden övgüyle söz edilen Hayâlî Bey, bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Vardar Yenicesi’nde dünyaya gelmiştir. Gençliğini gezgin Kalenderî dervişleri arasında geçiren Hayâlî Bey’in almış olduğu tasavvuf terbiyesi, onun hem dünyaya bakışını hem de şiir dilini etkileyerek kişiliğinin gelişmesinde oldukça etkili olmuştur. İstanbul’a gelir gelmez rindane tabiatıyla edebiyat çevrelerince hemen farkedilen Hayâlî Bey, çok geçmeden dönemin en güçlü isimlerinin de dikkatini çekmiş; Pargalı İbrahim Paşa’nın (ö. 1536) en makbul şairi, Kânûnî Sultan Süleyman’ın (ö. 1566) ise musahibi olmuştur.
    Hayâlî Bey, iyi bir medrese eğitiminden geçmemesine rağmen divan edebiyatının “müşterek mazmun”ları içinde yeni bir tarz yaratmayı başarmış bir şairdir. Kelimelere farklı bir ruh ve lirizm katan Hayâlî Bey’in özellikle kendi neslindeki şairleri etkilemiş olduğu görülse de sesi yüzyıllar sonra yankı bulmuş ve Şeyh Gâlib (ö. 1799) gibi bir mana ustasına kendi üslubunda nazire yazdırmıştır. Hayâlî Bey’in önemli bir şair sayılmasının sebebi, mahlasının da işaret ettiği üzere orijinal ve hatta kendi ihtiraı olan hayalleri, yani edebî imajlarıdır. Anadolu’da ilk şuara tezkiresini yazan Sehî Bey (ö. 1548-49), Heşt Bihişt’te bu duruma dikkati çekerek Hayâlî’nin kendine özgü bir tarzı olduğunu belirtmiş ve hatta “Hayâlî vadisinde” nazire yazmanın imkânsız olduğunu ifade etmiştir. Dîvân’ı üzerine ilk önemli çalışmayı yapan A. Nihad Tarlan (ö. 1978) ise “Hayâlî-Bâkî” makalesinde iki şairi mukayese ederek Hayâlî’yi “heyecan, lirizm ve orijinallik” bakımından Bâkî’den üstün tutmuştur.
    Hayâlî Bey’in günümüze ulaşan tek eseri Dîvân’ıdır. Dr. Büşra Çelik tarafından neşre hazırlanan çalışmada, Dîvân’ın 55 yazma nüshası incelenerek 7 nüsha grubu tespit edilmiştir. Hazırlanan Dîvân’da 25 kaside, 21 musammat, 1 kısa mesnevi, 703 gazel, 37 kıta ve 67 müfred bulunmaktadır. Bununla birlikte, dîvân nüshalarında Hayâlî mahlasıyla kaydedilmiş toplam 47 şiirin aslında şaire ait olmadığı, 16. yüzyılda yaşamış diğer şairlerin divanları ve aynı yüzyılda derlenmiş muteber şiir mecmuaları incelenerek tespit edilmiştir. Bahsedilen şiirler, şairin Dîvân’dan çıkarılarak Ek 1 kısmına alınmıştır. Yine Hayâlî Bey’e aidiyeti şüpheli olan şiirlere Ek 2 kısmında yer verilmiş olup ilerleyen zamanlarda ortaya çıkacak nüsha yahut mecmualarla şiirlerin aidiyeti hakkında daha kesin bir hükme varılabilecektir. Son olarak, şairin en güzel şiirlerini toplayıp devrin en kudretli hükümdarı olan Kânûnî Sultan Süleyman’a sunduğu “Gül-i Sad-berg” adını verdiği yüz şiirden oluşan şiir seçkisi de bu neşirle birlikte ortaya konulmuştur.
    * Yorum eklemek için Üye Girişi yapınız.
    Pozitif Oran 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00