MAKÂLÂTÜ’L-İSLÂMİYYÎN

  • Müellif : Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî
    • 0 Yorum var.
    • Ürün Kodu : 165
    MAKÂLÂTÜ’L-İSLÂMİYYÎN VE İHTİLÂFÜ’L-MUSALLÎN: İLK DÖNEM İSLÂM MEZHEPLERİ

    • Yayına HazırlayanÖmer Aydın - Mehmet Dalkılıç
    • Özgün DiliArapça
    • Yayın TürüÇeviri - Metin
    • Yayın Yılı2019
    • ISBN978-975-17-4348-0
    • Boyut24 x 17 x 4,5
    • Yazma NüshasıSüleymaniye Y. E. K., Ayasofya, Nr. 2363, 2366
    • Aynı Gün Kargo
    • En Ucuz Ürün
    • Fırsat Ürünü
    • Hediyeli Ürün
    • Hızlı Kargo
    • İndirimli Ürün
    • Özel Ürün
    • Sınırlı Sayıda
    • Şok fiyatlı
    • Yeni Ürün
    • Ücretsiz Kargo
    Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin (ö. 324/935-36) Makâlâtü’l-İslâmiyyîn ve İhtilâfü’l-Musallîn’i (Müslümanların Görüşleri ve Namaz Kılanların İhtilafı), İslam akâidi ve mezhepleriyle ilgili ilk klasik kaynaklardandır. Eş‘arî akâid alanında mezhep sahibi (imâm) olmasının yanında, fıkıhta Mâlikî ve daha yaygın kanaate göre Şâfiî mezhebi mensubu olduğu kabul edilmektedir.
    873 yılında Basra’da doğan İmâm Eş‘arî, önce Sünnî âlimlerden ders almış daha sonra da Basra Mu‘tezile Mektebi reislerinden Ebû Ali Cübbâî (ö. 916) onun öğrencilerinden dersler almıştır. Kırk yaşına kadar Mu‘tezile mezhebinin görüşlerini savunmuş ancak 912 yılında Mu’tezile’den ayrılıp Ehl-i Sünnet’e intisap ettiğini açıklamıştır. İmâm Eş‘arî’nin, yaşadığı devirde itikadî esasları, akıl ilkeleriyle teyit edip uzlaştırmaya çalışmasından sonra İslâm düşünce tarihinde yeni bir dönem başlamış ve kelâm ilmi Ehl-i Sünnet âlimlerince meşrû kabul edilerek temel dinî ilimlerden biri haline gelmiştir. İmâm Eş‘arî’nin akâid usûlü büyük yankılar uyandırmış, Şâfiî ve Mâlikî âlimlerinin pek çoğu ile bazı Hanefî ve Hanbelî âlimleri onun metodunu benimseyip geliştirmeye başlamışlardır. Öte yandan Eş‘ariyye’nin kısa zamanda geniş bir yelpazeye yayılıp Ehl-i Sünnet’in en büyük kolu haline gelişinde nakille aklı birleştiren mutedil bir metot kullanmasının ve mensuplarının tasavvufa olumlu bakmasının önemli rol oynadığı kabul edilir. Nitekim İmâm Eş‘arî’nin talebelerinden Ebü’l-Hasan el-Bâhilî ile İbn Mücâhid’in yetiştirdiği Bâkıllânî, İbn Fûrek, Ebû İshak el-İsferâyînî, daha sonra da Abdülkâhir el-Bağdâdî, İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveynî, İmâm Gazzâlî ve müteahhir kelâmcılar onun yöntemini geliştirerek devam ettirmişlerdir. Gazzâlî’den itibaren Eş‘ariyye kelâmcılarının felsefî ilimlere ilgi duymaları ve bu âlimlerin genellikle Kurtuba, Mısır, Şam, Irak gibi Ortaçağ’ın kültür merkezlerinde yaşamaları ekolün Mâtürîdiyye’ye nisbetle daha çok yayılmasını sağlamış, öyle ki eserleri Osmanlı coğrafyasındaki medreselerde okutulan bir mezhep haline gelmiştir. Neticede İmâm Eş‘arî, daha sonra “Sünnî kelamı/akâidi” denilecek; İslâm düşünce tarihinde akâid sahasının en büyük ekolü olan “Eş‘ariyye Mektebi”ni oluşturmuş, bu gayretinden dolayı “Önder” (el-İmâm) ve “Dini Muzaffer Kılan” (Nâsiruddîn) unvanlarıyla vasfedilmiştir.
    İmâm Eş‘arî, İslâm ehlinin itikadî konulardaki ihtilâflarını Makâlâtü’l-İslâmiyyîn’de bir araya topladıktan sonra İslâm’a aykırı görüşleri ve başta Aristoculuk olmak üzere felsefî fikirleri, ayrıca Hıristiyanlık, Yahudilik ve Mecusîliği çeşitli kitaplarında tenkide tâbi tutmuştur. Gerek mezhepler tarihi ve akâid, gerekse İslam felsefesi hakkında bir başvuru kitabı olan Makâlâtü’l-İslâmiyyîn’de İmâm Eş‘arî şahsi kanaatini belirtmeden İslâm mezheplerine dair orijinal bilgiler aktarmaktadır.
    * Yorum eklemek için Üye Girişi yapınız.
    Pozitif Oran 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00