Osmanlı ilim, kültür ve biyografi yazıcılığı geleneğinin en mühim eserlerinden biri olan Taşköprülüzâde Ahmed Efendi’nin (ö. 968/1561) eş-Şakâ’iku’n-Nuʿmâniyye adlı eseri, yalnızca telif edildiği dönemi değil sonraki asırları da derinden etkilemiş; çok sayıda tercüme ve zeyle konu olarak Osmanlı ilmî hafızasının ana omurgalarından birini teşkil etmiştir. Bu güçlü geleneğin XVI. yüzyıldaki en dikkat çekici halkalarından biri ise tarihçi, âlim ve müderris kimliğiyle temayüz eden Cenâbî Mustafa Efendi’dir. Onun Hakâ’iku’l-Beyân fî Tercemeti Şakâ’iku’n-Nuʿmân adlı tercümesi ile Zamîme-i Şakâ’iku’n-Nuʿmân başlıklı zeyli, Şakâ’ik literatürünü yalnızca Türkçeye aktarmakla kalmamış, aynı zamanda onu yeni biyografiler, tarihî tasarruflar ve özgün değerlendirmelerle zenginleştirmiştir.
Hakâ’iku’l-Beyân, Taşköprülüzâde’nin Arapça kaleme aldığı Şakâ’ik metninin Osmanlı Türkçesine yapılan en kapsamlı ve nitelikli tercümelerinden biridir. Cenâbî Mustafa Efendi bu tercümede, metne sadakati esas almakla birlikte yer yer açıklayıcı ilavelerde bulunmuş, bazı biyografileri genişletmiş ve tarihçi kimliğinin bir tezahürü olarak her tabakanın başında dönemin siyasî ve tarihî çerçevesini çizen bilgiler sunmuştur. Bu yönüyle eser, yalnızca bir tercüme değil biyografi ile tarih anlatısını mezceden özgün bir telif hüviyeti de taşımaktadır. Osmanlı uleması ve meşayihinin hayat hikâyeleri, Cenâbî’nin dili ve üslubuyla daha geniş bir okur kitlesine ulaşmış, eser aynı zamanda ahlâkî ve didaktik bir metin olarak da işlev görmüştür.
Zamîme-i Şakâ’iku’n-Nuʿmân ise Şakâ’ik geleneğinin sürekliliğini temin eden bir zeyl olarak, Taşköprülüzâde’nin eserinde yer almayan yahut vefat tarihleri sonradan gelen âlim ve şeyhlerin biyografilerini ihtiva etmektedir. Cenâbî Mustafa Efendi, bu zeyli kaleme alırken dua ve hayırla yâd edilme niyetini açıkça dile getirmiş; böylece biyografi yazımını ilmî olduğu kadar manevî bir sorumluluk olarak da telakki ettiğini göstermiştir. Zeyl, Osmanlı ilmî çevrelerinin dinamik yapısını, kuşaklar arası sürekliliğini ve entelektüel çeşitliliğini yansıtması bakımından son derece kıymetli bir kaynaktır.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından yayınlanan “Şakâ’ik-ı Nu‘mâniyye Çeviri ve Zeyilleri Projesi” kapsamında Mehmet Yunus Yazıcı tarafından hazırlanan bu ilmî neşirde, Hakâ’iku’l-Beyân ve Zamîme-i Şakâ’iku’n-Nuʿmân’ın bilinen tek yazma nüshası esas alınmıştır. Neşirde ana metnin yanı sıra inceleme bölümünde Cenâbî Mustafa Efendi’nin hayatı, ilmî şahsiyeti ve telif anlayışı ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bu yönleri ile eser, Şakâ’ik literatürü, Osmanlı biyografi geleneği ve ilmî tarih araştırmaları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.